Ana Sayfa
/
Biyografi Kitabı Yayınlatma
BİYOGRAFİ YAZANLAR İÇİN

Bir yaşam öyküsünü kitaba dönüştürelim

Biyografi ya da otobiyografi bastırmak, bir yaşam öyküsünü kalıcı kılmak istiyorsanız; editörlükten kapağa, ISBN’den 81 ile dağıtıma kadar tüm süreci Limera Yayınları özenle yürütür.
Biyografi Kitabı Yayınlatma · Limera Yayınları
Bir biyografi, bir yaşamın izini kalıcı bir esere çevirir. Limera Yayınları olarak biyografi ve otobiyografi yayınlatma sürecini; kronolojiyi ve olguları gözeten editörlük, arşiv belgeleri ile fotoğrafların kitaba entegrasyonu, akıcı bir mizanpaj, kapak tasarımı, ISBN ve bandrol işlemleri, baskı ve Türkiye genelinde (81 il) dağıtım olarak tek çatı altında yürütürüz. İster kendi yaşam öykünüz ister bir başkasının hayatını anlatan bir eser olsun; onu birlikte bir kitaba dönüştürürüz.

Biyografi yayınlatmak isteyenlere ne sunuyoruz?

Kronolojiye hâkim editörlük
Olayların akışını, kronolojiyi ve olgu tutarlılığını gözeten; anlatıyı güçlendiren editörlük ve redaksiyon.
Arşiv & fotoğraf düzeni
Belgeler, arşiv görselleri ve fotoğraflar kitaba uygun çözünürlük ve düzenle yerleştirilir.
Kapak + ISBN, bandrol, baskı
Kitabın konusuna uygun kapak tasarımı; ISBN, bandrol, baskı ve baskıya hazırlık bizde.
81 ile dağıtım
Biyografi kitabınız online pazaryerleri ve satış kanallarıyla Türkiye geneline ulaşır; satışlar şeffaf raporlanır.

Her biyografi türünde yanınızdayız

Otobiyografiden kurumsal lider biyografisine, sanatçı ve sporcu biyografilerinden aile büyüğü hayat hikayelerine kadar her tarzda biyografi için editöryel hazırlık ve dağıtım desteği sunuyoruz.
Otobiyografi
Kurumsal & lider biyografisi
Sanatçı & sporcu biyografisi
Aile büyüğü hayat hikayesi
Tarihi kişilik biyografisi
Anı-biyografi

Biyografi yayınlatma süreci nasıl işler?

1
Metniniz veya araştırmanızla başvuru yapın
2
Editöryel değerlendirme ve yayın planı
3
Editörlük, arşiv düzeni, kapak, ISBN ve baskı
4
Online satış, 81 ile dağıtım ve yazar telifi

Biyografi araştırması nasıl yürütülür ve nasıl belgelenir?

Biyografiyi anıdan ayıran şey hafıza değil, kaynaktır. Anı yazarı kendi tanıklığına dayanır; biyografi yazarı ise başkasının hayatını başkalarının bıraktığı izlerden kurar. Bu izler ikiye ayrılır: kişiden kalan birincil kaynaklar (mektuplar, günlükler, defterler, resmi belgeler, kurum yazışmaları, dönemin gazete haberleri) ve başkalarının onun hakkında yazdığı ikincil kaynaklar. Sağlam bir biyografi iddialarının ağırlığını birincil kaynaklara yaslar; ikincil kaynakları doğrulanacak birer ipucu sayar.
Yazım başlamadan önce bir kaynak defteri tutmanızı ısrarla öneririz. Her bilgi kırıntısının yanına nereden geldiğini yazın: belgenin adı, tarihi, sayfası, görüşmenin günü. Bu alışkanlık zahmetli görünür ama kitabın kaynakçasını ve dipnotlarını tek başına mümkün kılar. Sözlü tarih görüşmelerinde ise kayıt almak ve görüşülen kişiden yazılı kullanım izni istemek standart uygulamadır; yıllar sonra bir cümlenin hangi bağlamda söylendiğini yalnızca kayıt hatırlatır.
Türkiye’de biyografi yazanların sık karşılaştığı özel bir zorluk, kaynaklar arasındaki tarih ve isim uyuşmazlıklarıdır. Nüfus kayıtlarındaki doğum tarihleri gerçekle örtüşmeyebilir, Soyadı Kanunu öncesi kayıtlarda kişi yalnızca adı ve baba adıyla anılabilir, eski takvimden çevrilen tarihler farklı kaynaklarda farklı düşebilir. Bu durumlarda uydurmak yerine belirtmek en güçlü tercihtir; çelişkiyi dipnotta göstermek kitabı zayıflatmaz, güvenilir kılar.

Biyografide anlatı nasıl kurulur?

Biyografinin en sık düştüğü tuzak, beşikten mezara yürüyen bir tarih dizisi olmaktır. Her yılı sırayla anlatan kitap bilgi verir ama okuru içeri almaz. Güçlü biyografilerin ortak özelliği en başta bir soru sormalarıdır: bu insanı neden anlatıyoruz, hayatındaki asıl gerilim neydi? Bu soru netleştiğinde hangi dönemin otuz sayfa, hangisinin üç paragraf olacağı kendiliğinden belli olur. Kronoloji korunur, ama omurga kronoloji değil bu sorudur.
İkinci mesele mesafedir. Sevilen ya da saygı duyulan bir insanı anlatırken metin kolayca övgüye dönüşür; her kararı doğru, her ilişkisi kusursuz görünmeye başlar. Böyle bir portre okuru inandırmaz, çünkü hiçbir hayat böyle geçmez. Tereddütleri, hataları ve dönemin kısıtlarını göstermek kişiyi küçültmez; onu insan yapar ve okurun ona bağlanmasını sağlar. Bu dengeyi, duygusal bağınızı gözeterek ve karar hakkını size bırakarak konuşuruz.
Üçüncüsü dış bağlamdır. Bir insanın kararları dönemin ekonomisi, siyaseti ve gündelik hayatı içinde anlam kazanır; ancak bağlam anlatıyı yutmamalıdır. Dönemin genel tarihi sayfalarca anlatıldığında kitabın öznesi kaybolur. Ölçü şudur: bağlam, ancak kişinin bir kararını ya da imkânsızlığını açıklıyorsa metne girer. Uzun belge alıntıları arka arkaya dizildiğinde de kitap arşiv dökümüne dönüşür; alıntı ile anlatı dengesi korunmalıdır.

İzin, kişilik hakları ve arşiv görsellerinin telifi

Biyografide hukuki hassasiyet iki yerden gelir: anlatılan kişi ve kullanılan belgeler. Yaşayan birini anlatıyorsanız rıza, görüşme izni ve özel hayatın gizliliği öne çıkar; kişinin onayıyla hazırlanan bir biyografi ile bağımsız olarak yazılan bir biyografi farklı sorumluluklar taşır ve bu farkın önsözde belirtilmesi okur açısından dürüst bir tercihtir. Vefat etmiş kişilerde ise manevi haklar bakımından mirasçıların hassasiyeti gözetilir; ailenin desteği süreci kolaylaştırır.
Görsellerde en çok gözden kaçan konu fotoğrafın telifidir. Fotoğraf kural olarak onu çeken kişinin eseridir; aile albümünüzde duran bir stüdyo portresinin baskısı sizde olsa bile kullanım hakkı otomatik olarak size geçmez. Aynı durum gazete kupürleri ve kurum arşivinden alınan kareler için de geçerlidir. Alıntıladığınız mektupların metin telifi de yazarına ait olduğundan uzun mektup alıntılarında izin gerekebilir. Bunlar aşılabilir konulardır; bağlayıcı değerlendirme gereken durumlarda bir hukukçuya danışın.
Her görselin yanına not edin: kim çekmiş, hangi yıl, hangi arşivden geldi, izin alındı mı.
Sözlü tarih görüşmelerinde kayıt ve yazılı kullanım izni alın; alıntılayacağınız cümleleri kişiye teyit ettirin.
Yaşayan kişilere yönelik ağır iddiaları belgeye dayandırın; belge yoksa iddiayı kimin öne sürdüğünü belirtin.
Aile onaylı bir biyografi hazırlıyorsanız bunu önsözde açıkça yazın; okur eserin konumunu bilerek okusun.

Kitabın adı, künyesi ve okura ulaşması

Biyografide kitabın adı, hem rafta hem aramada işi belirleyen unsurdur. En işlevsel yapı, kişinin adı ile onu tanımlayan kısa bir alt başlığın birlikte kullanılmasıdır; çünkü okur çoğu zaman ya kişinin adını ya da onu tanımlayan sıfatı arar. Yalnızca şiirsel bir ad seçmek kitabın kimin hakkında olduğunu görünmez kılar. Arka kapakta ise kişinin niçin anlatılmaya değer olduğu ilk iki cümlede söylenmelidir.
Biyografiyi başvurulabilir bir esere çeviren şey kitabın sonundaki aparatlardır. Kronoloji sayfası, kişi ve yer dizini, kaynakça ve gerektiğinde bir soy ağacı okurun kitaba yıllarca dönmesini sağlar. Fotoğraflar için kitabın ortasına yerleştirilen ayrı bir forma hem baskı ekonomisi hem görsel bütünlük açısından çoğu zaman en dengeli çözümdür. Kapakta portre kullanılacaksa görselin çözünürlüğü ve izin durumunu baştan netleştirmenizi öneririz; ISBN ve bandrol tamamlandığında kitap kütüphane kayıtlarına girebilen kalıcı bir yayına dönüşür.

Biyografide maliyeti ve süreyi belirleyen faktörler

Biyografide takvimi belirleyen şey çoğunlukla yazım değil, araştırmanın ve görsel arşivin durumudur. Aşağıdaki başlıklar sürecin hangi noktalarda hızlandığını, hangilerinde emek istediğini gösterir. Hizmet kapsamlarını karşılaştırmak için yayın paketleri sayfamızı inceleyebilir, dosyanızı ilettikten sonra size özel bir plan üzerinde konuşabilirsiniz.
Araştırmanın ve kaynak düzeninin durumu
Kaynakları not edilmiş, alıntıları işaretlenmiş bir taslak doğrudan editöryel hazırlığa girer. Bilgilerin nereden geldiği belirsizse önce bir doğrulama ve kaynak eşleştirme turu gerekir; bu, biyografide takvimi en çok uzatan aşamadır. Yazarken tuttuğunuz her kaynak notu sonradan haftalar kazandırır.
Fotoğraf, belge ve arşiv görsellerinin sayısı ile izin durumu
Görsellerin taranması, temizlenmesi, yerleştirilmesi ve altyazılanması her kare için ayrı bir adımdır. Buna bir de kaynak ve izin araştırması eklenir: kurum arşivinden ya da bir fotoğrafçıdan gelen karelerde izin yazışması zaman alabilir. Görselleri erken seçmek ve sayısını makul tutmak süreci rahatlatır.
Kronoloji, dizin, kaynakça ve soy ağacı gibi ek bölümler
Bu bölümler biyografinin başvuru değerini yükseltir, ancak sayfa numaraları kesinleştikten sonra hazırlanabildikleri için takvimin sonuna ek bir aşama koyar. Özellikle kişi ve yer dizini emek yoğundur. Hangi eklerin yer alacağına baştan karar vermek planlamayı öngörülebilir kılar.
Editörlük derinliği ve olgu kontrolü
Redaksiyon ile anlatının yeniden kurgulandığı editörlük farklı ölçekte işlerdir. Biyografide buna tutarlılık kontrolü eklenir: tarihlerin, yaşların, akrabalık bağlarının ve yer adlarının metin boyunca çelişmemesi gerekir. Mülakat deşifrelerinden kurulan taslaklarda bu kontrol daha uzun sürer, çünkü aynı olay birden fazla anlatıcıdan farklı gelir.
Sayfa sayısı, kâğıt, cilt ve fotoğraf forması tercihi
Biyografiler görsel eklerle birlikte hacimlenir; sayfa sayısı arttıkça kâğıt ve cilt tercihi daha belirleyici olur. Fotoğrafların ayrı bir formada toplanması, tamamı renkli bir iç baskıya göre çok daha dengeli bir çözümdür. Anma amaçlı ya da kurumsal projelerdeki sert kapak talebi de üretim süresini etkiler.
Baskı adedi, talep üzerine baskı ve teslim tarihi
Talep üzerine baskı modeli sayesinde stok tutmanız gerekmez; kitap satışa açık kalır ve gelen talebe göre üretilir. Bir doğum yıldönümüne, anma programına ya da kurum etkinliğine yetiştirilmesi gereken projelerde ise takvim baştan geriye doğru planlanır; böyle bir tarih varsa başvuruda paylaşın.
Yayın paketlerini ve kapsamını inceleyin

Biyografi yazarlarının en sık yaptığı hatalar

Biyografide en sık karşılaştığımız sorunlar, yazarın konusuna duyduğu yakınlıktan ve araştırma notlarının eksikliğinden doğar. Aşağıdaki başlıklar hem metnin inandırıcılığını hem de sürecin hızını doğrudan etkiler.
Portre yerine övgü metni yazmak
Anlatılan kişinin her kararı doğru, her ilişkisi kusursuz gösterildiğinde okur metne inanmayı bırakır. Tereddütleri, başarısız girişimleri ve dönemin kısıtlarını da yazın; bunlar kişiyi küçültmez, gerçek kılar. Bir ölçü olarak kendinize sorun: bu bölümde anlatılanın yerinde başka biri olsaydı okur farkı anlar mıydı?
Kaynak notu tutmadan yazmak
Yazarken “bunu nereden okuduğumu sonra bulurum” demek biyografide en pahalı hatadır. Kitap tamamlandığında dipnot ve kaynakça kurulamaz, bazı iddiaları çıkarmak gerekir. Her bilgiyi yazarken yanına kaynağını düşün: belge adı, tarih, sayfa, görüşme günü. Bu tek alışkanlık kitabın hem güvenilirliğini hem takvimini kurtarır.
Mülakat deşifresini olduğu gibi bırakmak
Görüşme kayıtları değerli bir hammaddedir, ancak sayfalarca soru-cevap dizisi kitap değildir. Deşifreden alıntılanacak cümleleri seçin, kalanını anlatıya dönüştürün. Aynı olayı farklı kişiler farklı anlattığında bunu çelişkiyi saklayarak değil, kimin ne dediğini belirterek yazmak metni güçlendirir.
Fotoğrafın telifini düşünmemek
Aile albümünde duran bir stüdyo portresi ya da gazeteden kesilmiş bir kare, baskısı elinizde diye kullanım hakkını size vermez. Kullanmayı düşündüğünüz her görselin yanına kim çekti, nereden geldi bilgisini not edin ve izin gerekiyorsa süreci erken başlatın. Kapak görselinde bu konu daha da kritiktir.
Tarih ve isim çelişkilerini düzeltmeden bırakmak
Nüfus kaydındaki doğum tarihiyle anlatılan yaş, metin içinde değişen bir soyadı ya da farklı kaynaklardan gelen çelişik yıllar okurun dikkatini dağıtır. Yazımı bitirdikten sonra yalnızca tarih, yaş ve isimlere odaklanan ayrı bir okuma yapın. Çözemediğiniz çelişkiyi gizlemeyin; dipnotta belirtmek en dürüst çözümdür.
Kronoloji, dizin ve kaynakçayı gereksiz görmek
Biyografi yalnızca baştan sona okunmaz; okur bir yıla, bir kişiye ya da bir olaya dönmek ister. Kronoloji sayfası, kişi dizini ve düzenli bir kaynakça olmayan kitap bu kullanımı kaybeder. Bu bölümler sona eklenen süs değil, biyografiyi kalıcı bir başvuru kaynağına çeviren yapı taşlarıdır.

Biyografiniz için neden Limera Yayınları?

Şeffaf süreç
Sözleşmeden telife her adım yazıyla nettir; sürprizli maliyet yok, her aşama onayınıza sunulur.
Olgusal bütünlüğe saygı
Editörlük anlatının kronolojik ve olgusal bütünlüğünü korur; biçimi kitaba taşır.
Adil telif
Net kâr üzerinden %50 telif; 6 aylık dönemlerle, resmi satış raporlarına dayalı ödeme.

Sıkça sorulan sorular

Başkasının biyografisini yazıp yayımlatabilir miyim?

Evet; ancak yaşayan kişilerde rıza ve bilgilerin doğruluğu, vefat etmişlerde ise mirasçı hakları ve kaynak gösterimi önem taşır.

Otobiyografi ile biyografi arasındaki fark nedir?

Otobiyografi kişinin kendi hayatını kendi kaleminden, biyografi ise bir başkasının hayatını araştırmaya dayanarak anlatan eserdir.

Biyografi kitabı kaç sayfa olur?

Biyografide zorunlu bir hacim yoktur; belirleyici olan hayatın uzunluğu değil, elinizdeki kaynağın derinliğidir. Tek bir dönemi ya da mesleki yolculuğu merkeze alan biyografiler daha derli toplu olurken, geniş arşive dayanan çalışmalar hacimlenir. Kronoloji, dizin, kaynakça ve fotoğraf forması gibi ek bölümlerin de sayfa tutacağını hesaba katın. Hedefiniz belli bir sayıya ulaşmak olmasın; her bölümün kitabın merkez sorusuna ne kattığını sorun. Dosyanızı incelediğimizde hacmi ve baskı seçeneklerini birlikte değerlendiririz.

Vefat etmiş bir yakınımın biyografisini yazabilir miyim?

Evet, bu en sık yayımlanan biyografi türlerinden biridir. Vefat etmiş kişilerde kişilik haklarının manevi yönü bakımından mirasçıların hassasiyeti gözetilir; ailenin bilgisi ve desteği hem etik açıdan hem de arşive erişim açısından süreci kolaylaştırır. Kullanacağınız mektup, belge ve fotoğrafların kaynağını ve izin durumunu baştan not edin. Aile içinde farklı hatırlanan olaylar varsa bunları tek bir versiyona indirgemek yerine belirtmek daha sağlam bir çözümdür. Bağlayıcı değerlendirme gereken durumlarda bir hukukçuya danışmanızı öneririz.

Biyografide kaynak göstermek zorunlu mudur?

Akademik olmayan bir biyografide dipnot zorunluluğu yoktur, ancak kaynak göstermek eserin güvenilirliğini doğrudan belirler. Okur, anlatılan bir olayın nereden bilindiğini merak eder; kaynakça ve seçili dipnotlar bu merakı karşılar ve kitabı yıllar sonra da alıntılanabilir kılar. Metni dipnotla boğmak istemiyorsanız yaygın bir çözüm vardır: dipnot yerine kitabın sonuna bölüm bölüm kaynak notları koymak. Böylece anlatı akıcı kalır, araştırmacı okur da izini sürebilir. Hangi yöntemin uygun olduğunu editöryel hazırlıkta birlikte kararlaştırırız.

Tanınmış bir kişinin biyografisini izinsiz yazabilir miyim?

Kamuya mal olmuş kişiler hakkında yazmak mümkündür; ancak izin olmaması sorumluluğun ortadan kalktığı anlamına gelmez. Kamusal faaliyetler geniş bir tartışma alanı sunarken özel hayata ilişkin ayrıntılar korunmaya devam eder. Bu nedenle iddiaları belgeye dayandırmak, belge yoksa iddianın kaynağını açıkça belirtmek ve tahmini olguymuş gibi sunmamak esastır. İzinli hazırlanan bir çalışmayla bağımsız bir çalışma arasındaki farkın önsözde belirtilmesi de okura karşı dürüst bir tutumdur. Riskli görünen konularda bir hukukçudan görüş alın.

Biyografi yazmak için kişiyle röportaj yapmam şart mı?

Şart değildir, ama mümkün olduğunda kitabı belirgin biçimde güçlendirir. Yaşayan birini anlatıyorsanız kendisiyle yapılan görüşmeler, hiçbir belgeden çıkmayacak ayrıntıları ve kararların gerekçesini verir. Kişiye ulaşamıyorsanız çevresindeki insanlarla yapılacak sözlü tarih görüşmeleri benzer bir işlev görür; birden fazla anlatıcıya başvurmak tek bir hafızaya bağımlı kalmanızı önler. Her görüşmede kayıt alın ve kullanım izni isteyin. Vefat etmiş kişilerde ise mektup, günlük ve dönem kaynakları görüşmenin yerini alır.

Aile albümündeki eski fotoğrafları kitapta kullanabilir miyim?

Çoğu durumda kullanabilirsiniz, ancak “albümde olması” tek başına hak sahibi olduğunuz anlamına gelmez. Fotoğraf kural olarak onu çeken kişinin eseridir; stüdyoda çekilmiş portreler, profesyonel çekimler ve gazete kareleri bu yüzden ayrı değerlendirilir. Aile içinde çekilmiş kareler pratikte sorun çıkarmaz. Teknik tarafta ise fotoğrafları telefonla çekmek yerine en az 300 dpi çözünürlükte taratın ve her dosyaya kim, nerede, hangi yıl bilgisini ekleyin. Kaynağı belirsiz görselleri baştan işaretlerseniz kitaba alınıp alınmayacağına birlikte karar verebiliriz.

Biyografinizi nasıl yayımlatabilirim?

Biyografiniz; ister tamamlanmış dosya, ister taslak ya da fikir aşamasında olsun başvuru formuyla Limera Yayınları ekibine iletebilirsiniz. Metin türü, hedef okur ve hazırlık düzeyine göre değerlendirilir; uygun görülen projeler için yayın planı, paket ve süreç adımları paylaşılır.

Biyografinizi yayımlatmak ne kadar sürer?

Süre; dosyanın hazırlık düzeyine, editörlük kapsamına, tasarım onaylarına, ISBN ve bandrol işlemlerine, baskı ve dağıtım adımlarına göre değişir. Dosyası hazır eserlerde süreç daha hızlı ilerler; kapsamlı editörlük gereken projelerde takvim başvuru sonrası netleştirilir.

Dosyam tam bitmediyse başvurabilir miyim?

Evet. Tamamlanmış metin, taslak veya fikir aşamasındaki eserler için de başvuru yapılabilir. Gerekli durumda editörlük, redaksiyon, mizanpaj ve kapak tasarımı hazırlık adımları yayın planına dahil edilir.

Biyografiniz için hangi yayın paketi uygundur?

Dosyası baskıya hazır yazarlar için Temel Paket; editörlük, mizanpaj ve kapak tasarımı gereken eserler için Tam Destek veya Premium Paket önerilir. Başvuru sonrası ekibimiz eserinize en uygun paketi birlikte belirler.

Biyografiniz Türkiye genelinde satışa ve dağıtıma açılır mı?

Evet. Yayın süreci tamamlanan kitaplar ISBN ve bandrol işlemlerinin ardından online pazaryerleri ve satış kanalları üzerinden 81 ile dağıtıma açılır; görünürlük ve satış raporlaması paket planına göre paylaşılır.

Başka bir türde mi yazıyorsunuz?

Limera Yayınları yalnızca tek türle sınırlı değil. İlgili türlerde de aynı özenli yayın sürecini sunuyoruz:
Bir yaşam öyküsü kitaplaşmayı bekliyor
Metninizi veya araştırmanızı gönderin; yayın planını, paket seçeneklerini ve takvimi birlikte belirleyelim.